|
Basri KALENDERwrote:
بسم الله الرحمن الرحيم
السلام عليكم ورحمة الله وبركاته سُوۡرَةُ إبراهیم بِسۡمِ اللهِ الرَّحۡمٰنِ الرَّحِيۡمِ وَجَعَلُوۡا لِلّٰهِ اَنۡدَادًا لِّيُـضِلُّوۡا عَنۡ سَبِيۡلِهٖؕ قُلۡ تَمَتَّعُوۡا فَاِنَّ مَصِيۡرَكُمۡ اِلَى النَّارِ ﴿۳۰﴾ قُلْ لِّـعِبَادِىَ الَّذِيۡنَ اٰمَنُوۡا يُقِيۡمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنۡفِقُوۡا مِمَّا رَزَقۡنٰهُمۡ سِرًّا وَّعَلَانِيَةً مِّنۡ قَبۡلِ اَنۡ يَّاۡتِىَ يَوۡمٌ لَّا بَيۡعٌ فِيۡهِ وَلَا خِلٰلٌ ﴿۳۱﴾ اَللّٰهُ الَّذِىۡ خَلَقَ السَّمٰوٰتِ وَالۡاَرۡضَ وَاَنۡزَلَ مِنَ السَّمَآءِ مَآءً فَاَخۡرَجَ بِهٖ مِنَ الثَّمَرٰتِ رِزۡقًا لَّـكُمۡ ۚ وَسَخَّرَ لَـكُمُ الۡـفُلۡكَ لِتَجۡرِىَ فِى الۡبَحۡرِ بِاَمۡرِهٖۚ وَسَخَّرَ لَـكُمُ الۡاَنۡهٰرَۚ ﴿۳۲﴾ وَسَخَّرَ لَـكُمُ الشَّمۡسَ وَالۡقَمَرَ دَآٮِٕبَيۡنِۚ وَسَخَّرَ لَـكُمُ الَّيۡلَ وَالنَّهَارَۚ ﴿۳۳﴾ Ibrahim Rahman ve rahîm olan Allah'ın adıyla (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O`na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir. (30) İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alış-veriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli açık harcasınlar. (31) (O öyle lütufkâr) Allah`tır ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size türlü meyveler çıkardı izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmanız) için akıttı. (32) Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi. (33) صدق الله العظيم Ibrahim In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful And they set up rivals to Allâh, to mislead (men) from His Path! Say: "Enjoy (your brief life)! But certainly, your destination is the (Hell) Fire!" (30) Say (O Muhammad SAW) to 'Ibâdî (My slaves) who have believed, that they should perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and spend in charity out of the sustenance We have given them, secretly and openly, before the coming of a Day on which there will be neither mutual bargaining nor befriending. (31) Allâh is He Who has created the heavens and the earth and sends down water (rain) from the sky, and thereby brought forth fruits as provision for you; and He has made the ships to be of service to you, that they may sail through the sea by His Command; and He has made rivers (also) to be of service to you. (32) And He has made the sun and the moon, both constantly pursuing their courses, to be of service to you; and He has made the night and the day, to be of service to you. (33) صدق الله العظيم Give You...
Oct. 31
|
|
|
EYUP ALTUNSOYwrote:
TÜRK BİRLİĞİ = Türkiye'yi Bölmenin Yolu, Kısa Vadeli Açılım Paketi -5-
'' Kürt açılımı '' gereğince çocuklarımızın okullarda söylediği, '' Türküm, doğruyum, çalışkanım..'' andı yasaklanacakmış. Şu pervasızlığa bakınız!. Kan ve can bedeliyle vatan yaparak, yüksek bir medeniyet kurduğumuz bu coğrafyada, kendi çocuklarımıza milletimizin adını öğretemeyeceğiz; onlara doğruluk, çalışkanlık, dürüstlük gibi temel değerlerimizi veremeyeceğiz öyle mi ? Birileri çıldırmış olmalı!.. Yakalarından tutup silkeleyelim. Bire gafiller kendinize gelin!. Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin adı Türk, dinimizin adı İslam. '' Irkçılık '' fanatizmiyle ne yapmak istiyorsunuz ? Yoksa Haçlıların bin yıllık mirası size mi kaldı demeliyiz ? Türk çocukları Türk derse, Haçlı emperyalizminin maşası bazı ırkçılar, bölücüler ve teröristler rahatsız oluyormuş!. Minare mahyalarındaki '' Ne mutlu Türküm diyene. Milli Birlik Esastır. Önce vatan. Ordumuza şükran borçluyuz. '' ifadeleri de bu gerekçeyle kaldırılmış. Bunlar '' ırkçılıkmış '', '' Kürt açılımına '' zarar verirmiş. İslam’ın üç kıtada, bin yıldır bayraktarı olmuş Türk Milletine duyulan şu kine, düşmanlığa, ırkçılık iftirasına bakınız. Mahyadaki değerler, bizim ortak kutsallarımızdır. Her yerde bulunmalıdır. Bunlar elbette bu mübarek milleti bölmek isteyenler zarar verecektir. Demek ki, yapılan doğrudur. Usanmadan tekrarlayalım; Milletle ırkın farkını kasten görmezden gelen inkarcıların, dört dörtlük '' ırkçı '' ve '' kafatasçı '' olduklarını suratlarına vuralım. '' Irkçılığın '' dine de, ilme de, insanlığa da aykırı olduğunu durmadan vurgulayalım. Dinimiz de böyle söylüyor. Milleti tavsiye edip, onun parçası olan kabile, aşiret, ırk gibi grupların asabiyetini gütmeye '' ırkçılık ''adını verip, haram saymıyor mu ? Tevhid akidesi gereğince Müslümanların birliğini emretmiyor mu ? Bunu temin eden ey iyi sosyal oluşumun millet, en iyi siyasi rejimin de milli-üniter devlet yapısı olduğu açık değil mi ? Bugün ilim bize, insanlığın gelişerek ulaştığı en büyük ve son olgunluk safhasının '' milletleşme '' olduğunu söylüyor. Eğer insan toplulukları böylesine şahsiyetleşerek '' milletler '' oluşmasaydı, mağara devrinde kalacak, sürüler halinde yaşayacaktık. Sonuç: '' Kürt açılımının'' kısa’vadeli konularını burada kesip, yazdıklarımızı özetleme yapalım. Rejimi değiştirmeyi amaç edinen kısa vadeli düzenlemede; - Bir millete ait demek olan milli-ulus devlet dikkate alınmayacak. Böylece kamu hukuku iki ortaklı bir rejime geçilecek şekilde düzenlenecek. Kısaca, millet, vatan, egemenlik ikiye bölünecek. - Bunun için; - Yerel yönetimlerin yetkisi artırılacak. Cumhurbaşkanı Sezer'in üniter yapıya aykırı görerek veto ettiği, o tarihten beri TBMM'de bekletilen '' Yerel Yönetimler Tasarısı '' yasalaştırılacak. Kısaca, merkezi otoriyeye karşı yerel otoriteler güçlendirilecek. - 12 Eylül'de yurt dışına kaçarak vatandaşlığı kaybedenler, yurt dışındaki terör örgütü üyeleri, Mahmur terör kampındaki 11 bin militan Türkiye'ye dönebilecek. Örtülü af yoluyla '' taş atan çocuklar '' dahil hapishanelerdeki teröristler çıkarılacak, Kandil başta diğer ülkelerdeki bölücüler, teröristler gelebilecek. Köye dönüşler hızlandırılacak. Kısaca binlerce bölücü-militan yığınağı yapılacak. - Siyasi partiler Kürtçe propaganda yapabilecek. TRT 6'dan sonra, rejimin temel kurumları partiler de Kürtçeyi kullanacak. Kısaca, devletin iki dilli olması için önemli bir adım daha atılacak. - TCK 216 değiştirilerek, ifade özgürlüğünü genişletme bahanesiyle, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklılıkların kin ve düşmanlığa alenen tahriki suç sayılmayacak. Kısaca, ülkede iç çatışma ortamı oluşturulacak. - Milli eğitim kanunu değiştirilerek, müfredata Kürt tarihi konacak, özel eğitim merkezleri açılacak, Kürtçe kurs merkezleri diğer dillerden eğitim verecek, Halk Eğitim Merkezlerinde Kürtçe okuma yazma öğretilecek, ilk ve orta öğretimde Kürtçe seçmeli ders olacak, üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı bölümleri açılacak. Diyanet Kürtçe Kur'an-ı Kerim yazacak. Kısaca, yaygın bir öğretim kampanyasıyla, yerel lehçelerden-paralel bir dil inşa edilecek. - Yer adları Kürtçe yapılacak, Diyarbakır Cezaevi, insan hakları ve işkence merkezi olacak. Kısaca coğrafyamız bölünecek. Evet. Bir millet nasıl bölünür, bir egemenlik nasıl iki ortaklı yapılır, işte hikayesi... Sadi Somuncuoğlu
Oct. 24
|
|
|
ZÜLALwrote:
Şehadet bir mekteptir, bir medrese. Orada ilimlerin en güzeli öğretilir; en dirisi, en canlısı, en can alıcısı ve gerçek can vericisi öğretilir.
Kolay değil bu mektepte okumak. Bitirmek ise hiç kolay değil. Senin gayretine, senin kabiliyetine bakmaz, "beratını"verecek "Zat". Fakat gayretsiz de hiç yaklaşamazsın o "berata" Bu okul, şehadetle başlar: "Ben şehadet ederim ki kendisine iman edilecek hakiki ilah, Allah' tır." Şehadetle devam eder: "Yine ben şehadet ederim ki Muhammed (sav) onun tabi olunacak resulüdür." Şehadet mektebi, genelde hayatın bütünüdür. Onu her an her yerde bulabilirsin. Yeter ki son noktayı şehadetle koymayı arzula. Bunun için onu sadece dağlarda araman, onu kınından çıkmış bir kılıç darbesinde araman yersiz. O, hayatın kendisidir. Yeter ki sen onu yaşamaya bak. Ham hayallerden uzaklaş. Eğer varsa nasibinde, o seni bulur. Zaten çok özel mekanlar da aramaz. Bazen bir dağ başında, bazen yağlı ilmeklerin ucunda, bazen bir zindan köşesinde, bazen bir ateş çukurunda... Yani, nerede hayatın canlandığı bir yer varsa orada. <******> Şehadet mektebi, özelde kalptir, yürektir. Yürekli insanların okuduğu bir okuldur. Orada yüreği olmayanların yeri yok. Çoğu insan, göğüs kafesinin altında bir kalp taşıdığını sansa da o, bedene kan pompalayan bir uzuvdan başka bir şey değildir. Yürek odur ki insana gerçek hayatı ve o hayata anlam katacak her şeyi pompalar. Şehadet, kurtuluş mektebidir. Korkaklıktan kurtuluş... Pintilikten kurtuluş... Zilletten kurtuluş... Oyun ve eğlenceden ibaret bir hayattan, dünya hayatından, deni bir hayattan, aşağı ve aşağılık bir hayattan kurtuluş... Ölümden kurtuluş... Şehadet, kurtuluşun kendisidir. Diriliş mektebidir, şehadet. Orada ölüm öğretilemez. Ölüm, sözlüklerde bile yer olmaz orada. Orada "yevmü' l-ba' s" (diriliş günü) beklenilmez. Zira hep diridirler. Can verilir şehadetle, ölü ruhlara, ölü topluluklara, ölü hayatlara. <******> Şehadet, akideyi diriltir, ameli diriltir. Şehadet, dirilişin kendisidir. Direniş mektebidir, şehadet. Ölü bir hayata direniş... Her türlü küfre, şirke ve nifaka direniş... Zulmün her çeşidine, büyüğüne ve küçüğüne direniş... Bütün zalimlere, Firavun ve Nemrutlara, zulüm düzenlerinin hepsine direniş... Şeytana ve nefse, şeytanın ve nefsin davet ettiği her şeye direniş... Dünyaya ve içindekilere direniş... Şehadet direnişin kendisidir. Ey şehadet taliplisi ! Rabbin senden beklediği: Hayatı bir şehadet mektebine çevirmek. Hayatın her anında şehadeti bekleyebilmek, arzulayabilmek. Hayatı şehitçesine, şahitçesine geçirebilmek. Rabbine ve Rabbinin nimetlerine şahit olmak. <******> Kış uykusuna yatmış ruhlarımızı, şehadet mevsiminden esen sıcak rüzgarlarla uyandırmak ve canlandırmak. Ne mutlu Rabbinin elinden "şehadet beratı"nı alanlara !
Oct. 21
|
|
|
ZÜLALwrote:
Rabbim yüreğinde zerre kadar seni anan, sana dayanan, sana kanayan herkese acı,
imanın nuruyla donat, Zira sen dilediğini hidayete erdirensin ey lütfunun sınırı olmayan! Ey ALLAH diyene acıyan! Ey merhametin kalbi! Varlığımızın ve bütün evernin sahibi! Hayatımıza haram ve helal çizgilerini çeken sahibimiz! kıl, Bizleri iman nuruyla donat ki nice tomurcukların güle durmasına vesile olalım, Cemre cemre çoğalt bizi, Yağmur yağmur yağdır bizi imanın serin diyarlarından mahrum kalmış kurak yüreklere, Irmak ırmak coştur bizi Beyhude geçmiş yıllardan nice canlar döndürelim, Coşkun coşkun çağlat bizi Yüreklerdeki gaflet yangını söndürelim, Hep sana Rabbim! Hep sana sadık kıl cümlemizi cumanız mübarek olsun...
Oct. 15
|
|
|
ALLAH aşkı için çalış. ALLAH aşkı için hizmette bulun;
halkın kubul etmesi veya reddetmesi ile senin ne işin var? Bu fani dünya pazarında sana bol bol kazandıracak bir müşteri olarak ALLAH kafi değil mi? ALLAH’tan alacağın karşısında insanların verebilecekleri ne ki!.. O halde gözünü ve gönlünü insanlardan gelecek teşekkürlere değil, ALLAH’tan gelecek mazhariyete döndür!..” MEVLANA
July 5
|